16 Temmuz 2014 Çarşamba

ÇEVİR DÖNSÜN ALLAHIM

çevir dönsün allahım ademe bu kâr
ol ahmed’in nurundan geriye nedir
ayaların sevdası olup zülfikâr
kervanın derdinden deveye nedir

hasta düşer yatağa soluğun tutar
ölmemeye nefesin şifası nedir
hasan olan zehiri bilir de yutar
yaşamağa kafesin vefası nedir

cennet derdi dengenle sıratı yıkar
aşık başa cehennem ateşi nedir
zarları tutan kader rengine çıkar
kırmızıya hüseyn’in düşeşi nedir

ahi defter dürülüp rızana bakar
kuyuları kazanın gazası nedir
babasının annesi evladın yakar
gönle odu salanın abası nedir

15 Haziran 2014 Pazar

GÖNÜLLÜ PARTİLER İÇİN KÂBE

trenlerin durduğu yerden başlıyor bütün aşklar
hep beraber havalanan kuşlar gibi değil numan abi
konduğumuz yerde sarıyor çarpıntılar vücut ülkemizi
sinirler ki tam nefsimize göre ayartılmıştır
sınırlar ki insan elbette sınırları ihlal eder
şu karşıki köyler de vallahi bizim köyler
ama seviyorken pasaport sormak yasalaştırılmıştır

sigaramın külü düşer yere hatun zılgıta başlar
e haklı değil mi be numan abi
benden gayrı zılgıtlayacak kimi var
insan elbette gönülden yaratılmıştır
insan gönlü insan olan her insanda var

başa gelen gelir başa
sultanlık seyran olur
cemal olanın elinde cemal bir yasa
celal olanın önünde
celal bir masa
şu talipler talepleriyle yaşıyorlar numan abi
ötekiler 
tel 
maşa

allahlılar arasında senin allah'ın ne güzeldir numan abi
görenler sevmek yarıştırırlar
dünyayı gurbet belleyensin ki şahidiz 
harekani baba'dan tanıyoruz biz seni
sağırlar karıştırılar

şimdi sen nerede duruyorsan orada seni seviyorlar numan abi
tüm derdime eş bayram'a adaşsın
zaten benim sevgi ablamın adı da sevgi
fatih'te bir karındaşsın
şu devlete kafayı devletenler yoksa devletten mi korkuyorlar
merhamet en çok kanadı olan armağan bir melekse kullara
-sen beni bir kere ağlarken görmüştün numan abi-
emrin geldiği yerden beraber söyleyelim:
devlet yok
allah var!


10 Haziran 2014 Salı

'YAĞMUR YAĞINCA DURMAZ' DUASI

bismilahirrahmanirrahim
yağmur yağınca her şey 
iyiye gidiyor sevgilim
çamuru çıkıyor dünyanın 
rahatlıyoruz
eve yalın yalın dönüyoruz da
kimsesiz yoktur yine de 
yalnızlığı fazla 
abartıyoruz

kar düşer 
sümbülleri tükenir toprağın
bize cemre düşsün 
bize cemre düşsün de su olup ağlayalım
sen sabah ağlarsan ben de sabah ağlarım
habeşli bir ses vuruyor alınlarıma
yıkan da ikindiyi kılalım

sevgilim seninle ben
şu aynı topraktan yan yana büyüyebiliriz
sen kuş olup uçarsın
ben kuş olamasam ki
konduğun yer olurum gelip bana konarsın
gecikme 
sakın geçirme ateşimi
erken konsan yanarsın

senin kalbin sana
benim kalbim sanadır 
ama yağmur herkesindir sevgilim
yağmur şu şah damardan içeri
allah'ın kuluna mesafesidir
âmin



6 Haziran 2014 Cuma

TERKİ TERK

cesaretimizi toparlayacak kadar vaktimiz olsaydı, hiçbir şeyden korkmazdık. ve şu yağmur hep güzel yağıyor demek gibidir yolun mütemadiyen açık olması. ömrümüzden bir haziran daha düşüyor sevgilim. rüzgar hala sallıyor dalları. piyanoyu susturmuş parmakları şarkısız koyan. devrik çaylar kuruyor masalar. merhametin me'sini mim'lemişler gönlüme. senin hızır'ın yok mudur ya musa? kibrin ka'sına takılıyor asalar. 

üşüyoruz, bu başka soğuklar ülkesidir sevgilim. ey karın eridiği yerden ummanlara karışan su! yolsan adımlarımı al. yoksan varlığıma armağandır o noksan. biliyorsun sen olmasan... sen olmasan ben bu ömrün içlerinden yanarım. saatin zembereği, bakışın müştereği var. yağmur yağıyor, şarjım bitiyor, ben seni daha sonra ararım.

21 Mayıs 2014 Çarşamba

ACILAR KALANLARINDIR

seher'e ve nazmiye'ye...

somadan şeyler bunlar
madenler de kapıdır siyah burçlara
bir madenci mesela
eksi yedinci dipleri düzeltir 
keşmekeş 
hep yukarıda

bir adamın elleri 
ağacından nar topluyorsa yokluğun
madencidir o
madenciler adam olur
karıları
çocuklarının annesidirler

meşakkatin talibi olur canlar
ta mağmadan uzaya
oysa sofra gönüldedir
göz yaşından sular dolar testiye
babasız kalmış çocuklar evvel yürürler
bilinir
madenci çocukları 
çabuk büyürler

o gece sapsarı bir dolunay vardı
nihal'in resmindeki sarıdan
ölüler toprağa rahmet diye düşerler
acılar kalanlarındır 
vesselam


resim: nihal acar

13 Nisan 2014 Pazar

CEVAP BULMA SUALİM BİLMEK KARIN DOYURMAZ

cevap bulma sualim bilmek karın doyurmaz
acıktıysan dönüp bak uçup giden kuşlara
yolun sonun arama başın kuyruk doğurmaz
geleceksen varıp bas evvel duran taşlara

derde durma dermanım derdi derman savurmaz
karıştıysan karış git rüzgâr gibi saçlara
mâlum yerden yürüme âlim eti kavurmaz
yiyeceksen pişir öz kendi kokan aşlara

sebep sorma fermanım gölge ışık buyurmaz
alıştıysan unut geç hızır dolan burçlara
kemlik söze darılma harfler hâli duyurmaz
giyeceksen kapın aç hırkalara taçlara

akıl yorma vebalim günah tenin yoğurmaz
tutuştuysan tutuş yan geçip giden yaşlara
mülke belin bağlama garip eğri oturmaz
olacaksan gönül ol âhim gibi başlara

12 Nisan 2014 Cumartesi

SÖZ YOKKEN BURALAR MANDALİNA MEZARLIKTI

insan 
işi batırdığında 
taraflardan birinin muhakkak suçlu olduğu zannından azat olmalıdır
ve bu cümleyi ferman etmek için müracaatta kelle saklanır derler
kim mi der? 
bazı evlerin içindekiler

iş batarsa batsın yola bakmak lazım
suç en meşhur koşmasıdır vücut ülkesinin
hadiseler olmasa harfsiz kalırsın
ki o vakit aynanı yedi yerinden kurşunlarlar
son bir fısıltıya daha yer aç şakaklarında
yataklarını ser de yatsınlar:
esrar perdesizlikte
kayıp bir nerdesizlikte 

bak perde dedin 
örtündü perde dediğin
ona kimse ses vermezken 
sonsuz bir örtünmek dertsiziydi sükutta
lal ol da gel aşkın dört duvarsız berisine
aşk 
eskiden beri yeni değildi birisine

ne gam(!) içindeki nehirle sürüklenene
gönül en içeri elleriyle dokunur
uzak ayların güneşlerine
suçlulara uğrar durur suçları
oniki burç dağılır
çün kuyular 
ağızlarından öpebiliyorlarmış kuşları

evet
sürekli allah’tan bahsediyorsak
ölüm yakın
yaşamak mucize
analar göz yaşıyla tuzlanır
ve aç karnına yakılan bir sigara daha geçiyor hüznün kayıtlarına:
iyi olan 
kaybetse de kazanır

Yedi İklim, Mart 2014