13 Haziran 2015 Cumartesi

ŞARKISIZIN ŞARKISI

dünyanın bütün şarkısızlarına...

çıkmayan bir şarkı duruyor dudaklarında
sözler ezberinde
notalar kapmışlar yerlerini
ah azıcık da ses olaydı derdinin boğazında  
sevgilim sessizlik tartısız bir mukaveledir
kelimeler tükendikleri yeri
kendilerine gebe bırakırlar
hiçbir şey konuşmasan bir sabahın ayazında
üşümekle sarılmak bir hırkada anlaşırlar
bu sıra yapraklar rüzgarı uyutur
-oh mışıl mışıl uyusun-
gece olduysa göğü bulalım
kurda ay'ı gösterin 
“içim” desin 
ulusun  

sevgilim bekleme
o duraktan geçmiyor bizim semtin otobüsü
sirenlerin aklı şu aksi istikamette
üzerime serptiğin yağmur mu yoksa kar mı?
dağlarıma tutabileceksen yağ
sel olup ummanlara kavuşmayı geçtim
sigaramı yakacak kadar ateşin var mı?

anlamak zor çünkü kavuşmak çok
bir kavuşmak on misli ayrılık eder
anlamak yok anlamak yok
iç tarafı anılarla çevrili bir yoldan
evvela atlarımızı nal'dırtırız
önden gönlünü yolla gelsin yar
sonra seni, çocuğu gönderir aldırtırız

10 Mart 2015 Salı

YUKARI DOĞRU İNEN KEPENKLER

adamlar sabahtan beri önümde mezar kazıyorlar
güneşli havanın içinde dolanan sert bir rüzgar var
cennet aslında koca bir yalandan ibarettir
ev içlerinde
küçük odalarda
ırmakların altından aktığını hissettiğin zaman cennettesindir

akrep ile yelkovan
mesela saatin üç olduğuna inandırmışsa seni
güneş akşamın vedasına sabahın merhabasına kurulmuşsa
pilini çıkarsan da çalışmaya devam eden aşkı hatırla
renkler yalancıdır sevgilim
kırmızı
inandırıcıdır

olduğuna inanayım istiyorsun
ama sen de benim gibi koca bir hiçsin
tutsa bahis gelse zar çıksa piyango
üsküdar’a doğru yokuş aşağı inersin
sahilde buluşur vapuru kaçırırız
allah şu denizin kalbinden borç verir bize
köpürür köpürür öderiz

atlar kuzeye doğru koşmaya başladığında
güneşe rağmen soğuyan şeylerin ortasında kalacaksın
önce atın donacak sonra sen öleceksin
sana rüzgarından sual edecekler
güneşi avuçlarında taşıyan insanlarla birlikte
suların faturasız aktığı bir oluktan
yıkıla yıkıla yıkanacaksın

benimle bir toprağa girmekse mesele
beraber ölmek gibisi yoktur sevgilim
ama şu kadarcık bile var değilim ya...
olsam
dükkan senin

6 Kasım 2014 Perşembe

30 LİRA

kadir
cebindeki 30 lira ile parkın ortasındaki banka çöktü
çıkarıp cebinden baktı biri 20’lik öteki 10’du
yeşil olan kemaleddin 20 numara mimardı
bıyıkları kıvrıldıkça güzel saçları limonla yapıştırılmış
iyi bir adama benziyordu
yanındaki zarif binaları
kendisi çizmiş gibi duruyordu
1927’de kavuşmuş toprağına
elli yedi sene sürmüş gurbeti
kadir de elli yedi yaşındaydı

ordinaryüsprofesördoktorcahitarf
kırmızı bir 10’du
gülümser bir şekilde uzağa bakıyordu
ama kalın çerçeveli geniş camlı gözlüklerinin
ardından kıstığı gözlerle değil
sanki saçlarına doğru derinleşen
geniş bir alınla bakıyordu
o da mimar kemaleddin gibi
iyi bir adama benziyordu
kadir cahit hoca’ya meraklı gözlerle baktı
acaba bu adam ne hocasıydı?
yanında matematik semboller vardı
küçük sayılarla uğraşmaktan
gözlerini bozmuş olmalıydı
zahiri keşiflerde bulunmuş
mühim birine benziyordu
1997’de göçmüş bu diyardan
kemaleddin’den 30 sene fazla beklemiş
gidenler aynı yaşlarında kalıyorlarsa
cahit hoca kadir’in babası yaşındaymış

kadir ikisine de şöyle bir baktı
ikisinin de gömleği ceketi kravatı vardı
ikisinin de etrafında benzer şeyler yazılıydı
ikisinin de arkasında birer mustafa
kemal’in alı bıyıklı yeşili bıyıksız
kaşları birbirine benzeyen birer atatürk vardı
kadir elindeki paraları katladı
biri al, biri yeşil
ikisi de kağıttandı
aldı avucuna koydu cebine
şöyle derin bir şükür etti haline
cebinde 30 lirası vardı

6 Ekim 2014 Pazartesi

ALİ İLE BAŞLA

oğlum ali hüsrev’e...

ali ile başla bütün kapılar oradan açılır
omzun bismillahı vurur bahçenin tokmağını
kilit kalkar sizi peygamberler karşılar
derdinin kepengini kaldır kardeşim kaldır
cümlesi allah diyen şol gönlüne çarşılar

ali ile başla zülfikar oradan varır ele
bileğini bil eyle sarıp ledün ilmiyle
kimdir kabe’de doğan efendisin emrine
cesareti ol haktan aldır kardeşim aldır
meydan okuyan çıksın alemlerin merdine

ali ile başla dost gövde orada darına durur
yedi kılıçlı nefsin yatağında ali uyur
sırra vasıl olan kim fatıma duasına
kör olduğun yanınla saldır kardeşim saldır
cennette olan dalar cennetin rüyasına

ali ile başla toprağa baba olan herkese baba olur
evladını cennete genç efendi eyle dur
kolay değil oğula şerbeti lebden vermek
şu toprağa şehadet baldır kardeşim baldır
hançer sırtı bulmadan ölmeden önce ölsek


Yedi İklim Dergisi, Eylül 2014

16 Temmuz 2014 Çarşamba

ÇEVİR DÖNSÜN ALLAHIM

çevir dönsün allahım ademe bu kâr
ol ahmed’in nurundan geriye nedir
ayaların sevdası olup zülfikâr
kervanın derdinden deveye nedir

hasta düşer yatağa soluğun tutar
ölmemeye nefesin şifası nedir
hasan olan zehiri bilir de yutar
yaşamağa kafesin vefası nedir

cennet derdi dengenle sıratı yıkar
aşık başa cehennem ateşi nedir
zarları tutan kader rengine çıkar
kırmızıya hüseyn’in düşeşi nedir

ahi defter dürülüp rızana bakar
kuyuları kazanın gazası nedir
babasının annesi evladın yakar
gönle odu salanın abası nedir

15 Haziran 2014 Pazar

GÖNÜLLÜ PARTİLER İÇİN KÂBE

trenlerin durduğu yerden başlıyor bütün aşklar
hep beraber havalanan kuşlar gibi değil numan abi
konduğumuz yerde sarıyor çarpıntılar vücut ülkemizi
sinirler ki tam nefsimize göre ayartılmıştır
sınırlar ki insan elbette sınırları ihlal eder
şu karşıki köyler de vallahi bizim köyler
ama seviyorken pasaport sormak yasalaştırılmıştır

sigaramın külü düşer yere hatun zılgıta başlar
e haklı değil mi be numan abi
benden gayrı zılgıtlayacak kimi var
insan elbette gönülden yaratılmıştır
insan gönlü insan olan her insanda var

başa gelen gelir başa
sultanlık seyran olur
cemal olanın elinde cemal bir yasa
celal olanın önünde
celal bir masa
şu talipler talepleriyle yaşıyorlar numan abi
ötekiler 
tel 
maşa

allahlılar arasında senin allah'ın ne güzeldir numan abi
görenler sevmek yarıştırırlar
dünyayı gurbet belleyensin ki şahidiz 
harekani baba'dan tanıyoruz biz seni
sağırlar karıştırılar

şimdi sen nerede duruyorsan orada seni seviyorlar numan abi
tüm derdime eş bayram'a adaşsın
zaten benim sevgi ablamın adı da sevgi
fatih'te bir karındaşsın
şu devlete kafayı devletenler yoksa devletten mi korkuyorlar
merhamet en çok kanadı olan armağan bir melekse kullara
-sen beni bir kere ağlarken görmüştün numan abi-
emrin geldiği yerden beraber söyleyelim:
devlet yok
allah var!


10 Haziran 2014 Salı

'YAĞMUR YAĞINCA DURMAZ' DUASI

bismilahirrahmanirrahim
yağmur yağınca her şey 
iyiye gidiyor sevgilim
çamuru çıkıyor dünyanın 
rahatlıyoruz
eve yalın yalın dönüyoruz da
kimsesiz yoktur yine de 
yalnızlığı fazla 
abartıyoruz

kar düşer 
sümbülleri tükenir toprağın
bize cemre düşsün 
bize cemre düşsün de su olup ağlayalım
sen sabah ağlarsan ben de sabah ağlarım
habeşli bir ses vuruyor alınlarıma
yıkan da ikindiyi kılalım

sevgilim seninle ben
şu aynı topraktan yan yana büyüyebiliriz
sen kuş olup uçarsın
ben kuş olamasam ki
konduğun yer olurum gelip bana konarsın
gecikme 
sakın geçirme ateşimi
erken konsan yanarsın

senin kalbin sana
benim kalbim sanadır 
ama yağmur herkesindir sevgilim
yağmur şu şah damardan içeri
allah'ın kuluna mesafesidir
âmin