17 Temmuz 2013 Çarşamba

KORREKTO KORREKTO KORREKTO ALABUNDİLA

sabah olur
güneş silinmeyen bir balçıkla sıvanır
terli hayvan dizleri titrer durur toprağa
sakala yorgunluk bulaşır rüzgarın bocasından
bir keman karaormanlara karışır karaormanlara
sen ateş yakarsın ben dumanını görürüm
çoktan sözleşmiş gibi düşer yağmur yaprağa
vurur bülbül şakşağı, yolcuysak dinleniriz
korrekto korrekto korrekto alabundila

sarmaşıklar sarmaşır ala kuşlar karmaşır
üç çift çello çalar çalkalanır çehardak
sen oradan geçince sallanır mey û sahbâ
tespih kopar halıya tövbe estağfirullah

sabah olur
gelip uyandırırsın beni şakaklarımdan
denizin dibine dibine dehlizlerin uzanır
gözündeki mercan dalga yer yanaklarından
çok telli bir gövde dallarıyla tütüşür
yengeç ağlar kum duyar ben ağlasam kim duyar
iki bağdaş kaparım biri sana biri bana
korrekto korrekto korrekto alabundila

aslında çok uzun bir yolculuktur bu
elimi tutsan kısalır
isyan diyorsun -tabi bir yerden başlamak lazım-
göllerin taştığı yerden ummanın nerededir?
kol saati icat oldu adamın sol kolunda
elma düştü yerin canı elma çekmiş dediler
ölümü gör dediler aklım gitti başımdan
seni bulmuş bulundum sen de beni bulundur
kaç vesait yakarsam yaya kalırım sana?
korrekto korrekto korrekto alabundila